21 Mayıs 2009 Perşembe

Fondaki Müzik...

Yıllardır beklediğim bir şarkı vardı. Ölürken fonda çalacak şarkı. Bu belki trampet ağırlıklı bir caz şarkısı, belki eskilerden bir grunge şarkısı ama daha çok istediğim drum and bass ağırlıklı arkada zenci bir vokalin olduğu hiç duymadığım bir şarkı olmalıydı. Büyük ihtimal bir trafik kazası geçirmiş ve ölmeden yaklaşık 10 saniyeliğine duyacağım hayatımın son ışığı , beklentisiz devam ederken yolun sonunda bulduğum son güzellik olacaktı. Aslında o an ve o müzik özetliyecekti beklentisizliğimin son narsist sessizliği. O an ve o fondaki müzik ….Bu çaresiz beklentisizliğimin, sıkılganlığımın umut vaat eden son aşkı…

Biliyorum..Belki de bilmek istiyorum..Orada oluyorum..bazen olamıyorum..Kimse yok orda ..Orası benim yuvam, benim ailem..Mevsim kış..Bir sahildeyim…Hava yeni aydınlanıyor..o kadar sessizki..O kadar kimsesiz ki..O kadar beklentisiz ki O an..Üstümde beyaz bir t-shirt var…Fonda , Faith No More. i am easy, easy like Sunday morning çalıyor …ve ben okyanusa doğru koşuyorum..Su soğuk olacak biliyorum…ve dalıyorum daha derin bir sessizliğe.. suyun altında nefesimi tutmaya çalışıyorum…tutabildiğim kadar.. Sonra çıkıyorum suyun yüzeyine..etrafta kimse yok.. O kadar özgürüm ki yeniden…Ve karar veriyorum..toprağa geri dönmemeye.. okyanusun ortasına doğru kulaç atmaya başlıyorum.. Nefesim, enerjim tükenene kadar gideceğim.Artık hareket edemez hale geldiğimde, kendimi sırt üstü bırakıyorum.. Mayomun içinden bir jilet çıkarıp, bileklerimi kesiyorum..Köpekbalıklarını bekliyorum.. Muhteşem bir son, anlaşılır bir başlangıç...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder