
Bazen seçmeden yaşarsın seçmiş olduğunu düşünerek aslında birçok şekilde dışardan ya da içerden etkienmiş ve farkında olmadığın zamanda kaybolup gidersin..Kendini aradığını zannederek aslında hiçbirinin belkide tümünün senin seçimlerin olmadığını anlarsın..Ne istediğine karar vermen gereken anlarda birde bakarsınki zaten başka hayatların alışkanlıkları senin değişmez karakterin, sürekli kurtulmaya çalıştığın kötü alışkanlıkların haline dönmüştür...Geçmişte ararsın cevapları belki bulursan anlam verebileceğini zannedersin ama sürekli o dönüş noktasında kendini sorgularsın emin olamadan seçtiğin yolun seni nasılda buralara getirdiğini...Boktan flimler genelde sonundan başlar ve kahraman bu hale nasıl geldiğini bir süre önceye giderek anlatmaya başlar..şu anki filmin giriş sahnesi betimlemem gerekirse, diyeceğin önce " Nasılda oldu bı kadar bokun içine battım ( bu arada sakaryada oturmuş, tek başıma bir barda içerken)...13 yıl önce başladı aslında hikaye " deyip sahnede " 13 years earlier" gibi boktan , fontları güzel olan bir yazı çıkar...
13 yıl öncesinden bugüne geldiğimde , detaylarına çok girmeden bugün çok enteresan birşeyi fark ettim..Hayatında ne yapmaya karar vermemiş insanlar , başkalarının hayatları, beğenileri neyse hepsinden biraz alırmış..Sonrada bunu kendi seçimleri ya da hayatı ya da kişiliği zannedermiş..Fark etmeden düşünceleri fikirlerine , fikirleri hareketlerine , hareketleri alışkanlıklarına alışkanlıkları ise karakterine dönüşürmüş..
aslında belkide 13 yıl önce yüzleşmem gereken soru ...Ne yapmak istiyorum..neleri seviyorum aslında..Nasıl kızlardan hoşlanıyorum..Beni ne mutlu eder...Bu basit soruları 30 yaşıma yaklaşırken sormak gerçekten çok acı...Birazda tatlı aslında..Farklı hayatların etkileşimleri olmadan , yalnızlığımın ortasında kendimi tanımaya çalışmak....
Hep fark ettim aslında bir şekilde ait olmadığımı bulunduğum her yerde her insanda..Bir eksiklik vardı..Sanırım o eksiklik benim kendimi hiç tanımamaya çalışmamdı..Unutmaya çalıştım..Kaçtım..Sonuç olarak kendimi tanımaktan saklandım, kaçtım hep...Tanıyınca bişey mi değişecek..Belki çok şey değişmeyecek..ama en azından o eksikliğin yok olduğunu hissedeceğimi inanmak bile benim yüzümde komik bir tebessüm yaratıyor..
Başlamalıyım hızlıca, biliyorum..Boşa harcanmış zamanların şerefine...
Verilen değil, seçilen bir hayata...Ne kadar boktanda olsa...
Genelde seçenlerdir mutlu olanlar, seçmek zorunda bırakılanlar değil...







