27 Kasım 2011 Pazar

Sleep....






Biraz uyumaya çalış.....
Sorgulama hayatı....
Uzay seni kurtaracak...
Enerjini özgürleştirecek....
Herşey düzelecek biz ölünce....
Senkronizasyon tekrar sağlanacak...
Buluşacak tekrar enerjilerimiz....
Verilenden daha fazlasını bekleme....
Ruhun cenneti yaşadı zaten......

Sen..........
Hep benim kalacaksın....................









Seni henüz tanımıyorum ama seni çok özlüyorum.....



Biliyorum henüz tanışmadık...Sen bir yerlerde dolaşıyorsun....
Seni görüyorum uzaktan, aslında orada değilsin.....
Sosyal hayatın tam bir zırvalık, arkadaşların, dostların, sevgililerin...
Bütün hayatının tek bir amacı var aslında, BENİ bulmak.....

Zavallı bir hayat sürdürüyoruz şimdilik ikimizde.....
Bazı elementler sadece bir araya geldiğinde asıl güçleri ortaya çıkar....
Belki sen mükemmel değilsin tek başına, bende değilim....
Biz biraraya geldiğimizde mükemmel olacağız bebeğim...
Samimiyetimi affet, anlayacaksın beni....
Bunu yaşayan bilir, sen henüz yaşamadın...Yaşamamış olman daha iyi...
Yaradılış nedenini anlayacaksın..Aşık olacaksın.....

Hayatında asla yapmam dediğin şeyleri yapacaksın...Kendinden çok ONU seveceksin....
Korumak isteyeceksin onu, mutlu olmasını isteyeceksin sadece....Kendi mutluluğundan çok, onu mutlu görmek seni mutlu edecek...Zevklerinin bir önemi kalmayacak, hobilerinin, arkadaşlarının....

O olacak merkezinde, egon bile zayıf düşecek sana sadece fısıldayacak bazen ....

Unutacaksın bütün maddi-manevi sıkıntılarını....Tek bir kaygın olacak, sadece O....

Aşık olduğunu zanneder birçok insan hayatında en az bir kez.. Karıştırırlar aslında, bilemeden ölür giderler...Bir vampirin ıssırması gibidir aşk, bir kez ıssırıldığı geri dönemezsin artık..Sonuçları eğer biterse çok ağırdır... Gerekirse tereddüt etmeden böbreğini verirsin ona...Bütün hayatını verirsin ona..Onun masum oyunlarına..Anne nin çocuğunu sevmesi gibidir aslında aşk.. Karşılık beklemezsin ondan yaptığın şeyler karşılığında... Birgün çekip gitse bile suçlayamazsın onu..Kırılırsın sadece...Üzülürsün...Onu anlamaya çalışırsın..Empati kurarsın..Haklı nedenler bulmaya çalışırsın onun için.." Doğru olanı yaptı" dersin çevrene, sonrada sessizce kendine...Duymazsın insanların sana neler anlattığını... anlarsın birçok yaşadığın ilişkinin sadece çocuk oyunu olduğuna... Onun zevkleri senin zevklerin olur...Senin tek zevkin o olur... Bağlanırsın delice...Umursamazsın insanların ne dediğini..Beklersin onu...Bütün zaafların yok olur..İyi bir enerjiye sahip olursun..


O, birgün bundan daha iyisini bulacağını düşünür.. Sen anlamazsın...İhanet edemezsin sen düşünmeye bile...O gün hiç gelmeyecek gibi yaşarsın..Sonra kendini bir kış günü, soğuk bir rüzgarda, bilmediğin bir yerde, tanımadığın bir dünyada bulursun..Okyanusun ortasında bir kayıkta tek başınasındır.....



Önemli olan kağıtları değil, kişiyi oynamaktır.....

Fatigue


Düşündüğünüz gibi bir rüya değildi tam olarak. Belki de benim için sadece...Uzun yıllar süren güzel bir rüya olmuş. Olmuş diyorum çünkü olmuş yani ölmüş en azından tek kişi tarafından öldürülmüş ve diğer taraf çok ağır yaralı bir şekilde uyanmamak için hala direniyor.Uykusunda bıçaklar batırıyorlar göğsüne ama o uyanmak gerçekten istemiyor. "Hey, gerizekalı" diyor bana diğer ben. Papatya rüyadan ayrıldı. Ne yapıyorum ben hala tek başıma rüya aleminde, her ne kadar onu ben uğurlamış olsamda kendi ellerimle karanlığa. Durdurmak sadece olacakları geciktirirdi diyor mantığım. Kalbim hala rüya görmek için dirense de neye yarayacak bu durum bilmiyorum bana yaramadığı kesin.Onu aramayı bırakmalıyım..Onu unutmak çok kolay aslında benim için. Hergün unutuyorum onu...Belkide bugün son....

Farkılydı işte. İlk defa bir ilişkimde ben aşık oldum. Sevmenin verdiği acıyı hep küçümsemiştim sanırım o güne kadar. Mantığım çok iyi anlıyor durumları. Bir dışarı bakması lazım... Teoride öğrendiği, sevdiği hayatı zincirlerinden kurtularak izlemeliydi en ön koltuktan. Belki bende o olsam aynı şeyi yapardım ama beni tanıyor olsaydım bunu yapmazdım. Hatalar yapıp tecrübe kazanması lazım, yeni hayatlara bakmalı. Mutlu olmalı. Bakmalı. Belki benim gördüğümden farklı şeyler görecek. Ben anlıyorum ama kalbim anlamıyor. Ben kapatıyorum ama zihnim açıyor. Ben kayboluyorum sen yanıma geliyorsun.Deliliğim seni arıyor..1 aydır saklanıyor içerde. Enerjim küstü bana sesi hiç çıkmıyor. Boğaz düğümlenmesi + göz yaşarması semptomları bunlar genelde.Ev sessiz. Ev karanlık. Enerjiler yaşamıyor içerde. Bir insan neden bir arkadaşıyla konuşurken ısrar eder istediği olması için? Bir isteği, bir zevki, bir yaşama isteği vardır. Neden kendi sağlığına dikkat eder? Uzun yıllar yaşamak için. Ben istemiyorum uzun zamandır.Ben hissedemiyorum uzun zamandır.


En iyi arkadaşımı da kaybettiğimi anladım.Aynı günde sevgilini,en iyi arkadaşını ve yaşama sevincini kaybetmek. Sana sarılarak uyumayı en çok özledim. Çok mu gurur yaptım acaba? Ben yapsam o yapmazdı. Yapmak istediği ama yapamadığı zamanları biliyorum. Yaptı. Büyüdü. Hazırladı kendini.Geleceğe.Geleceğine. En sevdiğim karakteristik özelliği bir karar verince onu uygulamasıydı. Alınan karardaki başrolün bana ait olduğunu anlamam çok gecikmedi. O bir karar alınca o kararı çok hızlı uygulardı. Uygulama ve karar başarıya ulaştı. Ben dağıldım....


Geride kalanlara bakıyorum. Kimseyi göremiyorum. Kendime bakıyorum, eksik hissediyorum.


Bu aralar 3. evredeyim sanırım. 1 ve 2 çok zor geçti. 4. evrede bitiyor biliyorsun. Bitirmek 1. ve 2. evrede ihanet gibi geldi o yaşadığımız yüce duyguya. 2. evrenin sonlarına doğru sen "Ben 4. evredeyim" dedin. Ben anladım. 3. Evreye geçtim. Önce geçmiş gibi yaptım, 3. evredeymiş gibi görünüp alt zihnimde 2. evrede dolaştım. Acı dolu bir yer orası. Görüntüler, kokular,hormonlar,mutlu anılar,gel - gitler,bad ler, günümüz,biz.


3. Evrede daha dışardan bakıyorsun 2. evredeki sana. Onunla konuşmaya başlıyorsun, hemen gitmiyor 2. evredeki sen. Yani Ben. Sevmiyor ama bu 2 kişi birbirini. İkisi de yine Ben. Artık 4. Evreye geçmem lazım,dışardan baktım 2. Evredeki bana. 3. Evredeki ben ise hala şokun etkisinde. 4. Evreye geçiyim diyorum artık. Kendimi seveyim seni sevdiğim kadar. Bende bir dışarıya bakayım. İkimiz de mezun olduk. Ben okulda master yapmayı düşünüyordum ama belkide benim için yeni bir hayata başlangıç olur.En azından o duyguyu yaşadağım için belki kendimi çok seversem, hayatı seversem devam ederim. Önce kendimi sevmem lazım, haklısın. Hayatımı sevmeliyim. Ben hayatın yerine seni koymuştum ,anlayacaksınçok ilerde. Anlayacağını sende biliyorsun ama yinede bakmalısın.Haklısın.




Yarın başlıyorum yeni hayatıma..Bende bir karar aldım. Almak zorundayım. Hayatı sevmek zorundayım...Kendimi sevmek zorundayım..Yaşamayı sevmek zorundayım....

Kendime sıfırdan bir hayat kurmam lazım....

19 Mayıs 2011 Perşembe

Belki...


Yine başladığın yere döndün..Belkide bittiği yere..Aslında hepsi bu belkide..Umutlanacak birşey yok..A ve B noktası arasında gidip geliyorsun....Çıkamıyorsun bu çıkmazdan..Belkide çıkmak istemiyorsun..Belkide yeterli aslında..Alışkanlık misali umutlanıyorsun..Sonra yine başladığın noktaya dönüyorsun..Tipik karakteristik özelliklerini kaybetmiyorsun..Zaafların belkide beğenilerin aslında..Kabullenemiyorsun ama hayal ediyorsun..Onları yapmamayı ama hep yapıyorsun..Sonra saklanıyorsun..Bekliyorsun..Bir umut yeşeriyor..Kontrol edemiyorsun..Büyüyor..Sen O anlasın diyorsun..O aslında özgürleştikçe uzaklaşıyor senden..Fark ediyorsun..bozuntuya veremiyorsun..İnsanlar senin gibi değil..Anlıyorsun..Sende uzaklaşıyorsun..Seni yakalıyor..Bırakmıyor..İntikamını almak istiyor..O senin en büyük düşmanın oluyor..Seni parçalamak istiyor..Zarar vermek istiyor...Senin için üzülüyor senin kemiklerini parçalarken..Gözlerinden yaşlar akıyor ama öğretilenden fazlasını yapamıyor...Seni sevdiğini zannediyor ama seni öldürüyor..Sen öldürülmeyi bekliyorsun..Fazla canın kalmadı...